YARATICI DRAMA
Hangimiz şu an elinizde tuttuğunuz broşürü bir uzay aracına
dönüştürerek uzayın sonsuzluğunu keşfe çıkabilir? Veya hangimiz bu kağıdı tekneye dönüştürüp engin denizlerde dalgalarla boğuşabilir?
Bu yeniden yaratma eylemi, biz yetişkinlerin bir çoğu için uzaklarda kalan hoş
bir anı sadece. Çocuk dünyasının ise ayrılmaz önemli bir parçası oyun.
Bir kurama göre oyunda, 'Doğuştan varolan bir yeteneği geliştirme çabası
vardır'. Gönüllerince düzenledikleri dramatik kurgulu oyunlarla, çocuklar,
varolanla kendince varolması gereken arasındaki ayrımı görmeye, günlük sıradan
davranışlardan sıyrılarak yeniden yaratmaya yönelmektedir. Çocuklar, günlük
yaşantılarını etkileyen korkularını yenmek, sağıltmak için yine 'yeniden
yaratmaya' başvurmaktadır.
Biz, özgür bir ortamda çocukların yaratıcılıklarını, gözlem yeteneklerini,
duygularını, konsantrasyonlarını, el becerilerini yetkinleştirmek, grup
ilişkilerini, grupta birey davranışlarını inceleyip aktif olarak rol alacakları
dramatik kurgulu kısa oyunlarla karar verme ve seçim yapma yetilerini
geliştirmeyi amaçlamaktayız.
Kültürel kimlik olmadıkça, teknolojik ve ekonomik ilerlemenin olamayacağı
inancındayız. Çocuklarımızın özgün kişiliklerinin gelişmesine fırsat vererek,
yaratıcılıklarını teşvik edip yenileme isteklerini canlı tutarak geleceklerine
bir parça ışık tutabilirsek ne mutlu bizlere.
ÇOCUKLARLA RESİM
Resim çocuğun düşündüklerinin, algıladıklarının, ilişkilerin hatta
eleştirdiklerinin dışa vurumu olduğu için bir iletişim aracı olarak kabul edilir. Çünkü resim çocuğun dış dünyayı algılamasının ve kendi iç
dünyasını da bu dış dünya ile ilişkilendirmesinin en yalın anlatımıdır. Çocuğun
anlama, yetenek ve yaratış gücünün bir ifadesi olarak ortaya çıkan resim
etkinliği, aynı zamanda zihinsel gelişimin bir göstergesi olarak da dikkati
çeker. Bu nedenle çocuk resmini değerlendirmek için yargılarımızı onun zihinsel
düzeyine göre vermemiz gerekmektedir. Çocuk hep çocukça çizecektir. Onun her
çizdiği kuşkusuz sanatçı çizgisi değildir; fakat saflık yönünden gerçek
yaratıcılıktır. Çocuk resminde biz büyükleri çeken şey, eşya ve nesneleri taze
bir anlayışla yorumlayan çocuğa özgü görüş açısıdır. Bu saf ve masum çocuk gözü,
çağrılmadan zihne gelen ve gözlem yoluyla denetlenmemiş imgelerle yetinebilen
bir gözdür.
Artosfer Sanatevi olarak; 'Sanatta Kural Yoktur' kuralından yola çıkarak
çocuklara 12 yaşına kadar birşey öğretmiyoruz, yöntemler öneriyoruz. 'Öğretmek'
derken, ağaç böyle çizilir, ördekler dört ayaklı olmaz tanımlamalardan
kaçınıyoruz.
Biz,özgür bir ortamda ,çocuk resmine özğü ‘saflık’ ve ‘çocukçalık’ı
bozmadan,onları klişe ve basmakalıpçılıktan uzak tutarak bilinçli bir şekilde
yönlendirmeyi, bilgilendirerek cesaretlendirmeyi amaçlamaktayız.
ÇOCUKLARLA SERAMİK
Dünyamızı oluşturan temel elmentler toprak, ateş su ve havadan
oluşmaktadır. İnsanoğlu düşündüklerini-düşünemediklerini algıladıklarını, ilişkilendirmek istediği biçimleri başlangıçta bu temel
elementlerin ikisi; su ve toprakla anlatmak istemiştir. Çocuklar da bu anlatımda
her zaman kurallara uygunluğu dışında, objelere yaşam veren, onları
hacimlendiren özgün bir dinamizmle heykelcikler yaparlar. Bilinçaltındaki
isteklerin, heyecanların, korkuların en 'şekilli', 'boyutlu' ve en 'sevimli'
tarzı, çocuğun su ve toprakla olan 'masum kirliliği' dir. Bu faaliyetlerde
çocuk, malzemeyi, ellerini, duygularını bir oyun ortamında kullandığını
hissederse doğal tarzı yakalar ve onu çamurla anlamdırır.
Çocuğun bu doğallığını bozmadan, ürünlerini özgür ortamda vermesini sağlamasına
olanak tanımak, onun sadece malzemeyi değil, duygularını, isteklerini ve
yeteneklerini de boyutlandırmasına, hacimlendirmesine olanak tanımaktadır.
Powered by www.ugenet.com
|